12 Şubat 2013 Salı

ŞUBAT 2013 ÖZET

ŞUBAT AYININ MEVSİMSEL OLARAK BU SENE ILIK GEÇTİĞİNİ SÖYLEYEBİLİRİM.
ÖRNEĞİN 3 ŞUBATTA +10DERECE BİR SICAKLIK VARDI VE 3 DİSK OLAN ARIYI AÇTIĞIMDA 4 ÇERÇEVEYE DAĞILMIŞ VAZİYETTEYDİ.
ÖZELLİKLE YİYECEĞİNDEN EMİN OLURSAK ARILARI BU AYLARDA KESİNLİKLE RAHATSIZ EDİP KOVAN KARIŞTIRMAMALIYIZ.

MEVLANA SUSAMIŞ ADAM

Susamış Adam
Bir
derenin  k i y i s i nda,  yüksekçe  bir  duvar  vard i .  Duvar i n
üstünde
de  susam ,  dertli  bir  adam  duruyordu.  Suya  ula şi p
susuzlu ğ unu
gidermesini
duvar
engelliyordu.
Zavall i
adam
gözünün önündeki suya ula ş mak çin bal i k gibi ç i rp i n i yordu.
B ird en
akl i na  duvardan  suya  kerpiç  atmak  geldi.  Kerpicin
ş mesiyle  suyun  ç i kartt iği  ses,  sevgilisinin  sesini  duyan
â şi k  gibi adam i sarho ş etti. Bunun üzerine duvardan kopard iği
kerpiçleri  birbiri  pe ş i s i ra suya atmaya ba ş lad i . Dere  dile
geldi:
' 'Ey
insano ğ lu!  Böyle  kerpiç  atarak  beni  niye  rahats i z
ediyorsun?  Bunun sana ne faydas i var?'' Susam adam, ''Kerpiç
atmam i n  bana  iki  faydas i  var.  Birincisi,  kerpiç  dü ş ğ ünde
ç i kan  su sesi susuzlu ğ umu  hafifletiyor. İ kincisi,  kopard iği m
her
kerpiç
ta şi
duvar i
biraz
daha
alçalt i p
beni
suya
yakla ş t i r i yor.''
* **
İ nsa nin
suya,  yani  Allah'a  ula ş mas i n i  engelleyen,  nefsânî
arzular i ndan  olu ş an  varl i k  duvar i d i r.  Susayan  kimsenin  suya
ula ş mak  için çaba gösterdi ğ i gibi, insan da varl i k duvar i n i
y i kmak için gayret göstermelidir

29 Ocak 2013 Salı

VİDEO 18 TEMMUZDA MUHTEŞEM ARI UÇUŞU

YANDAN GÖRÜNÜŞÜ


BUDA KOVAN GİRİŞ GÖRÜNTÜSÜ ARILAR DANS EDEREK GELİYOR MÜBAREKLER

KIŞIN KOVANLAR

BURADA SALKIMI KONTROL İÇİN 24-25 ARALIKTA
AÇTIM ARILAR 2.3.ÇITADALAR
29 OCAKTA AÇTIĞIMDA İSE 1. VE 2.ÇITAYA GEÇMİŞLER ÇOK ENTERESAN KOYDUĞUM ŞURUP 1 AYDIR AÇILMAMIŞ
KÜTÜK KOVAN

20 Ocak 2013 Pazar

HZ MEVLANADAN

HZ .ÖMER VE ELÇİ
yöne tic ini n,  g örk eml i  bi r  sa ray i
ol mas i
ge rek tiğ ini
düş üne n
elçi halka saray i n yerini sordu.
M e d i n e  halk i  elçiye,  ''Halifenin  dünyal i k  saray i  yoktur  ama
çok  ayd i nl i k bir gönül saray i vard i r. Her ne kadar ad i halife
ve emîr olarak dünyaya yay i lm iş sa da o garip bir dervi ş gibi
küçük bir evde oturur'' dediler.
D aha
önce  hiç  i ş itmedi ğ i  sözleri  duyan  Romal i  elçinin,  Hz.
Ömer'i  görme merak i iyice artt i . At i n i ve e ş yas i n i bir kenara
b i rak i p, büyük insan i bir an önce görme sevdas i na kap i ld i .
O nun
yabanc i  oldu ğ unu  ve  Hz.  Ömer'i  arad iği n i  anlayan  bir
bedevî  kad i n eliyle bir hurma a ğ ac i n i göstererek, '' İş te ş u
hurma a ğ ac i n i n alt i nda yatan Hz. Ömer'dir'' dedi.
E l ç i ,  gösterilen  a ğ aca  yakla ş t iği nda  heyecandan  titremeye
ba ş lad i .  Orada uyuyan ki ş inin heybetinden etkilenmi ş ve gönlü
bir
ho ş  olmu ş tu.  Sevgi  ve  korku  gibi  birbirine  z i t  iki
duygunun  gönlünde belirdi ğ ini hissetti. Ş a ş k i n bir durumdayd i .
Kendi  kendine,  ''Ben  ş imdiye  kadar  nice  padi ş ahlar  gördüm,
sultanlar i n
huzuruna  ç i kt i m,  ama  hiçbiri  beni,  bu  a ğ ac i n
alt i nda  yatan s i radan görünümlü adam kadar heyecanland i rmad i ''
dedi.
S a y g i y l a  yan i na yakla ş arak elini ba ğ lay i p beklemeye ba ş lad i .
Bir  müddet sonra Hz. Ömer uykudan uyand i ve aya ğ a kalkt i . Elçi
Hz. Ömer'e sayg i gösterip, selâm verdi.
H z .  Ömer (r.a) elçinin selâm i n i ald i . Korkudan yüre ğ i çarpan
elçiyi
yan i na
ça ği rarak
sakinle ş tirdi.
Gönlünü
al i p
ne ş elendirdi.  Kar şi l i kl i  konu ş maya  ba ş lad i lar.  Hz.  Ömer'in
içten davranmas i sohbetlerini koyula ş t i rd i .
H z .  Ömer, d işi yabanc i gibi görünen o elçinin içini uyan i k ve
dost  buldu.  Onun  ruhunun  ilâhî  s i rlar i  arzulad iği n i  sezdi.
Elçiye  Allah' i n s i fatlar i ndan bahsetti. Sohbet s i ras i nda elçi:
''Ey  müminlerin  emîri!  Ruh,  yücelikler  âleminden  yeryüzüne
nas i l  indi?  Sonsuzluklar  âleminde  özgür  iken,  ten  kafesine
neden girdi?''
H z .  Ömer: ''Hak ruha efsunlar okudu, k i ssalar söyledi, ruh da
ilâhî
emirle
büyülendi.
Baz i
ş eyler
maddîle ş ince
anlam
kazan i r.
Örne ğ in,  ya ğ mur  damlalar i  sedeflerin  içinde  inci
olur. Kan damlalar i  ceylan i n karn i nda  misk kokusuna dönü ş ür.
Ekmek
sofrada  cans i zken,  insan  vücudunda  ne ş eli  bir  ruh
kesilir.''
E lçi
bu
cevap
kar şi s i nda
zihnindeki
bütün
s i k i nt i lardan
kurtuldu ğ unu,  ruhunun hafifledi ğ ini hissetti. As i l olan i n ne
oldu ğ unu  ke ş fetti.  Fakat  böyle  büyük  bir  kayna ği  bulmu ş ken
b i rakmak istemedi. Faydalanmak için sormaya devam etti.
' ' D u r u ve berrak bir su gibi olan ruhun, bulan i k bir yer gibi
olan cesette hapsedilmesinin hikmeti nedir?''
H z.
Ömer:
''Ses
ve
sözle
ilgisi
olmayan
mânay i
neden
kelimelerle ifade ediyorsak,  neden yaz i ya döküyorsak, ruh da
bu yüzden beden denilen kal i ba sokulmu ş tur.''
S o r d u ğ u  sorulara ald iği cevaplar, elçiyi mâna kadehinden içki
içmi ş  gibi mest etti. Kendinden geçirdi. Getirdi ğ i haberi de
ne için geldi ğ ini de unuttu.

13 Ocak 2013 Pazar

BAHÇEDE KAR KEYFİ



Bahçede kar keyfi


POLEN TUZAKLI TELLİ TABAN

BU TABAN İÇİN BAYAĞI UĞRAŞTIM. ÖLÇÜLERİ SAYIN MEHMET YÜKSELDEN ALDIM.

Önden görünüşü, alt kısım polen giriş üst kısım arı girişi polene çalışınca kapatacam.

Tam bitmiş hali arka giriş.

 https://scientificbeekeeping.com/a-comparative-test-of-the-pollen-sub/